Kanadı Kırık Kartal
Ustam, sen şairsin, yıkılmak olmaz.
Bu hesap bitmeden çekilmek olmaz.
Yorgun yapraklarca dökülmek olmaz.
Haydi ustam, haydi doğrul, kurbanım.
Kalk ki bir ak kartal daldan süzüle,
Şiir burcumuza kona saz ile,
Sen de “yıldızları yandır söz ile” Haydi ustam, haydi doğrul, kurbanım.
Alevlerle göğe savrulsun küller,
Doğsun “beyaz günler ve beyaz güller”
“Ordulaşsın ümitlerle emeller”
Haydi ustam, haydi doğrul, kurbanım.
Bir dünya ki o ilk sürgünden beri,
Ağır olmuş ustaların yükleri,
“Aktarıp toprağı, yırtıp gökleri”
Haydi ustam, haydi doğrul, kurbanım.
Sen ki, ta burçlara çıkan şairsin,
Sen ki, yağmurları yakan şairsin,
Sen ki, sarp dağları yıkan şairsin.
Haydi ustam, haydi doğrul, kurbanım.
Dünya kahpe, ama küsme ne olur,
Kılavuzum, ses ver, susma ne olur,
Gel Türk’ün sesini kısma ne olur!
Haydi ustam, haydi doğrul, kurbanım.
Ustam sensiz ben vallahi yarımım.
Bu kabusu çözemiyor yorumum.
Sen anlarsın kahır üzre durumum,
Haydi ustam, haydi doğrul, kurbanım.
Ustam hadi iki al tay seçelim,
Çiçekli dağlara bayrak açalım,
Tanrı Dağları’nda kımız içelim.
Haydi ustam, haydi doğrul, kurbanım.
Hem şairsin, hem ülkücü, hem adam,
Hem ustamsın, hem yoldaşım, hem atam,
Ben kimim ki, seni sözle anlatam,
Haydi ustam, haydi doğrul, kurbanım
Kardelen
Bir zemheri günü dirilir kardelen
Coşar türkü türkü yorulur kardelen
Kader ise eğer o da boyun eğer
Hoyrat eller değer vurulur kardelen
Yıllık bir görüşte ilk ve son gülüşte
Bir günlük bir düşte görülür kardelen
Kutsal bir toprağı öper gül dudağı
Sararır yaprağı ölür kardelen
Zemheride olsun sonsuzlukta buluşmak
İhanet olmasın baharla sevdamızda
Kardelen vakitsizliği desinler
Akşam ayaz ve beyaz yalnızlıkla örtülsün sevdalarım
Güle güle KARDELEN güle güle
Yasemen
Yaralı akşamlardan çıkıp gelmiştin
Ben bütün akşamlardan çıkıp gelmiştim
Belki seni böyle bulmamalıydım
Öyle kalmalıydı belki akşamlar
Yitik bir masal gibi
Seni gözlerimde bulmamalıydım
Sonra ellerini tanıyordum, incecik
Sonra kırılgan gözlerini
Susup yüreğime süzülüyordun
Yüreğim diyorum, yüreğim Yasemen
Ben hep kordan güllere tutunurdum, pürtelaş
Ben hep tutunurdum avuçlarımda ateş
Yağmur hiç böyle yağmazdı ellerime
Ellerim diyorum, ellerim Yasemen
Bir bulut düşüyordu düşlerin ortasına
Ben tepeden tırnağa ıslanıyordum
Hiç böyle görmemiştim aşkın iki yüzünü
Seni korkularla sevmek
Seni hesapsızca sevmek
Her şeye rağmen işte seni sevmek
Öncesi ve sonrası
Şimdi bir bulut var yüreğimde gezinen
Şimdi yıldız yıldız gökyüzü yanıyor
Gökyüzü diyorum, gökyüzü Yasemen
İşte böyle kimsesiz her anımda
Yani her anımda
Bir şiir sarıyor üşüyen düşlerimi
Oysa ben seni hiç tanımıyorum
Ömrünün şiirine hiç dokunmadım
Sebebim, hayatın ortasında eğreti duruşundu
Ve ben bir kumar oynadım ikimizin adına
Birimiz kaybettik, mutlaka kaybettik
Şimdi bu dalgalar çarpmıyor mu bağrıma
Bir yerlerde senin adın kanıyor
Kanıyor diyorum, kanıyor Yasemen
Ürkek bakışlarım avuçlarında işte
Türkü dolu kalbim bakışlarında
Seni bile bile seviyorum bilesin
Seni bile bile kaybediyorum
Bilir misin ömrümün sonrası nedir
Sonrası diyorum, sonrası Yasemen
Bir gün rüzgarınla çekip gideceksin
Gideceksin, biliyorum
Vazgeçilebilir dostlar bırakacaksın bu şehirde
Beni terkettiğini bilmeyeceksin
Sonra gözlerimde tutuşacaksın
Gözlerim diyorum, gözlerim Yasemen
Şehre Akşam İnende
Ömür geçti bir gün bitimi gibi
Ben beni bekledim gölge dönende
Bu şehrin öksüzü, yetimi gibi
Tek kalırım şehre akşam inende
Gölge döndü gelmedin
Akşam indi gelmedin
Bulut çekildi gökten
Yağmur indi gelmedin
Güneş gülüm, yıldız gülüm,ay gülüm
Bekletme, gel feryadımı duy gülüm
Sen kendini tek ışığım say gülüm
Güneşim, yıldızım, ayım sönende
Gözlerini Getir Öleyim
gözlerini getir, yarı umutsuzluğumun
yaprak gibi döküleyim önüne
solayım beter olayım
gözlerini getir, öleyim…
bilmeden çocukça sevildiğini
ve bayram sabahınca beklendiğini
Kafdağı’ndan güneş getirir gibi
gözlerini getir
getir gözlerini, öleyim…
kimsesizim, ilk kez bu kadar suskunum
sana söylemiyorum
yıldızlara uzanmışım her akşam
ve bağlanmış, ve kınanmış
ve karşında yitirilmişim
ne olur, gözlerini getir
ustam; getir gözlerini, öleyim…
ben biraz şairim, biraz divane
çarmıha gerseler öldüremezler
sırrım sazımda değil, yüreğimdedir
istersen dost, istersen düşman gibi
gözlerini getir
ustam; getir gözlerini, öleyim…
ben yine kaybettim, görmüyor musun?
şafak yangınından yaralı çıktım
ve ben ustam;
gözlerinle yıkılası bir şiire başladım
kaçtıkça sana döndüm
ve artık gülü bıraktım,
menekşe yaprağını, kitaplarımı,
bu şiir bitsin…
bana peşini bıraktığım bir hayatı değil,
gözlerini getir
ustam; getir gözlerini, öleyim...
|